Yılmaz: Orta vadede tek haneli enflasyona ulaşacağımıza inanıyoruz
Elazığ, 26 Eylül (Hibya) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Elazığ’da düzenlenen TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi’nde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Elazığ, 26 Eylül (Hibya) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Elazığ’da düzenlenen TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi’nde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Elazığ’da düzenlenen TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi’nde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yılmaz, Orta Vadeli Program kapsamında büyümenin kademeli olarak artmasını ve 2029’da kişi başına gelirin 30 bin dolar seviyelerine ulaşmasını öngördüklerini belirterek, enflasyonda gerileme eğiliminin sürdüğünü söyledi.
Enflasyonda 2024 yılında zirvenin görüldüğünü ifade eden Yılmaz, “Bugünden bugüne bir gerileme trendi var. En son ağustosta 31,5 gibi bir rakam çıktı karşımıza. İstikamet doğru yönde ama bir yataylaşma süreci yaşandı enflasyonda. Bunu da büyük oranda bölgemizdeki savaş ve bunun ekonomik yansımalarıyla izah ediyoruz” dedi.
Yılmaz, bölgedeki savaşların Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisine dikkat çekerek, Merkez Bankası hesaplamalarına göre savaşın enflasyon üzerinde yaklaşık 7 puanlık etkisi bulunduğunu belirtti. Yılmaz, “Buna rağmen savaşın etkisinin olmadığı kalemlere baktığınızda aşağıya doğru inmeye devam ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla bu etkilerin, geçici etkilerin ortadan kalkmasıyla enflasyondaki gerileme trendinin, ana eğilimindeki gerileme trendinin sürmesini bekliyoruz.” diye konuştu.
Para, maliye ve gelirler politikalarının eşgüdüm içinde sürdürüldüğünü belirten Yılmaz, “Bölgemizdeki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hedeflediğimiz oranın üzerinde kalmış olsak da eşgüdüm içinde yürüttüğümüz para, maliye ve gelirler politikalarıyla daha önce başardığımız gibi orta vadede yine tek haneli rakamlara ulaşacağımıza inanıyoruz ve bu yönde de kararlılıkla devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ekonomik programın dışsal faktörlerden etkilenebileceğini ancak programın ana çerçevesinin korunacağını söyleyen Yılmaz, “Asıl olan sizin programınızdır. Programınız doğruysa, doğru istikamette gidiyorsanız, ana çerçeveniz doğruysa kontrol dışı unsurlar geçici etkiler yaparlar. Biraz geciktirirler, biraz daha gayret sarf etmenize sebep olurlar ama programınızın hedefini, yönünü değiştirmezler” dedi.
Bütçe ve cari açık göstergelerine ilişkin bilgi veren Yılmaz, bu yıl bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Depremler nedeniyle son dört yılda yapılan harcamalara rağmen bütçe açığının milli gelire oranının makul seviyelerde olduğunu belirten Yılmaz, cari açığın ise savaş etkisiyle bu yıl yüzde 2,6 seviyesine çıkmasını beklediklerini kaydetti.
Yılmaz, “Makroekonomik temellerimiz sağlam. Ekonomimizde bir problem yok. Finans piyasalarımız çok daha iyi bir noktada” ifadelerini kullandı.
Bankacılık sisteminin uluslararası kriterlere göre sermaye yeterlilik oranlarının üzerinde bulunduğunu belirten Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin de iyi seviyeye geldiğini söyledi. Kur Korumalı Mevduat yükümlülüğünün sona erdiğini ifade eden Yılmaz, CDS oranlarının da önceki yıllara göre gerilediğini kaydetti.
Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelere de değinen Yılmaz, “Bu geçici bir sorun. Kısıtlı bir alanda ortaya çıkan bir sorun ve bu sorunu aştığımız zaman sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek. Yapısal bir sorunla karşı karşıya değiliz” diye konuştu.
Yeni Orta Vadeli Program’da ekonomik güvenlik ve dayanıklılık kavramlarına daha güçlü şekilde yer verdiklerini belirten Yılmaz, üretimden ihracata, enerji ve gıdadan teknoloji ve finansa kadar ekonominin farklı alanlarında dayanıklılığın artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliğinin önemine dikkat çeken Yılmaz, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve depolama kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade etti. Yılmaz, “Nasıl daha dayanıklı olabilirsiniz? Her şeyden önce kendi üreterek, kendiniz tedarik ederek. Bu mümkün değilse tedarik sisteminizi çeşitlendirerek, depolama kapasitemizi arttırarak farklı kaynaklardan tedariki sağlayarak daha emin bir hale getirebilirsiniz ekonominizi” dedi.
Yeşil dönüşümün yalnızca çevre politikası olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, bunun makroekonomik istikrar ve kalkınma açısından da önemli olduğunu söyledi.
Yılmaz, “Türkiye dijital ve yeşil dönüşümü başarmak durumunda. Kalkınma politikalarımızın ana eksenini zaten bu oluşturuyor. Yeşil dönüşüm bizim için sadece bir çevre meselesi değil, aslında makroekonomik istikrarımız, kalkınmamız açısından da çok kritik” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bu yıl COP31’e ev sahipliği yapacağını hatırlatan Yılmaz, özel sektörün sürece aktif katılım çağrısında bulundu. Yılmaz, “Bu mesele sadece devletlerin çözebileceği bir mesele değil. Devletler, özel sektör, sivil toplum hep birlikte odaklanmamız gereken bir mesele” dedi.
Ekonomik güvenlik açısından gıda ve tarım sektörünün önemine de değinen Yılmaz, “Modası geçmeyecek bir sektör varsa o da tarım ve gıda sektörü. İnsanlık var olalı beri var ve devam edecek” ifadelerini kullandı.
Gıda arz güvenliğinin önceliklendirileceğini belirten Yılmaz, stratejik girdilerde yerli kapasitenin küresel şoklardan daha az etkilenmesini amaçladıklarını söyledi. Enflasyon açısından da gıda ve şehir içi ulaşımın önemine dikkat çeken Yılmaz, temel mallardaki enflasyonun yüzde 16’nın altına indiğini, hizmet enflasyonunun ise yüzde 40 civarında bulunduğunu kaydetti.
Türkiye’nin coğrafi konumunun ekonomik dayanıklılık ve bağlantısallık açısından avantaj sağladığını belirten Yılmaz, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin önemine dikkat çekti.
Yılmaz, “Köprü imajı bana artık yetersiz geliyor. Yeni dönemde köprü imajının yerine yolların kesiştiği, buluştuğu bir merkez olma imajının daha isabetli olacağını düşünüyorum” dedi.
Orta Koridor’un Avrupa ve dünya ekonomisi açısından stratejik öneminin arttığını belirten Yılmaz, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin de bölge açısından yeni bir perspektif oluşturabileceğini söyledi.
Yılmaz, terörsüz Türkiye sürecinin ekonomik ve bölgesel kalkınma açısından önemine de değindi. Terörün Türkiye ekonomisine maliyetine ilişkin değerlendirmede bulunan Yılmaz, “Ekonomik maliyete baktığımız zaman yaptığımız bir hesaplamaya göre en az 2,3 trilyon dolarlık bir maliyetle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Sürecin silahların bırakılması ve örgütsel yapıların feshedilmesiyle başlayacağını belirten Yılmaz, hükümet bünyesinde farklı başlıklarda alt kurullar oluşturulduğunu söyledi. Yılmaz, sahadaki gelişmelerin takip edildiğini ve silahsızlanma ile fesih süreçlerinin tespit ve teyit edilmesinin ardından ikinci aşamaya geçileceğini belirtti.
Yılmaz, “Bu bir Türkiye modeli değerli arkadaşlar. Dünyadaki farklı tecrübelere baktığınızda hep üçüncü ülkelerin devreye girdiğini görüyorsunuz. Bizde öyle bir şey yok. Türkiye Cumhuriyeti olarak kendi kurumlarımızla, Meclisimizin gözetiminde bu süreci sürdürüyoruz” diye konuştu.
Terörsüz bir ortamın özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da özel sektör yatırımlarını artırabileceğini belirten Yılmaz, kamu yatırımlarının bölgede sürdüğünü ancak özel sektör yatırımlarının güvenlik koşullarından etkilendiğini söyledi.
Bingöl’deki SÜTAŞ yatırımını örnek gösteren Yılmaz, “Demek ki oluyor değerli arkadaşlar. Bakın özel sektörün zihninde de bazı önyargılar var diye düşünüyorum. ‘Olmaz, bu bölgeye yatırım yaparsak kazanamayız, olmaz, sıkıntı yaşarız’ gibi” ifadelerini kullandı.
İş dünyasına bölgedeki yatırım fırsatlarını daha fazla inceleme çağrısında bulunan Yılmaz, “Daha fazla analiz edin bölgeyi. Daha fazla ziyaret edin. Daha fazla etkileşim içinde olun. Bu doğal olarak zaten birtakım fırsatları ortaya çıkaracaktır.” dedi.
Yılmaz, özel sektör yatırımlarının teşvik politikaları, kalkınma ajansları ve yerel yönetimlerle desteklendiğini belirterek, illerde yatırım ortamını kolaylaştıracak yerel mekanizmaların oluşturulmasının da önemli olduğunu ifade etti.
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 bilecikhaberler.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.